Hadis-i şerifler
Hadis-i şeriflerde ve âlimlerin görüşlerinde humra.
Abdullah b. Şeddâd, Meymûne'nin (r.anha) şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Peygamber (s.a.v.) humra üzerinde namaz kılardı."
Âişe (r.anha) şöyle dedi: "Resûlullah (s.a.v.) bana: 'Mescidden humrayı bana uzatıver' dedi. Ben: 'Hayızlıyım' dedim. Bunun üzerine: 'Hayzın senin elinde değil ki' buyurdu."
Abdullah b. Şeddâd şöyle dedi: Peygamber'in (s.a.v.) hanımı Meymûne, hayızlı olup namaz kılmadığı zamanlarda, Resûlullah'ın (s.a.v.) namaz kıldığı yerin hizasında uzanırdı; o da humrası üzerinde namaz kılardı. "Secdeye vardığında elbisesinin bir kısmı bana değerdi."
Âlimlerin görüşleri
İbnü'l-Esîr en-Nihâye adlı eserinde şöyle der: "Humra, bir kişinin secdede yüzünü koyacağı büyüklükte hasır ya da hurma yaprağı veya benzeri bitkilerden örülmüş bir dokumadır. Ancak bu büyüklükte olana humra denir; ipliklerini hurma yaprakları örttüğü için bu adı almıştır."
Ezherî de Tehzîb'inde aynı şeyi söylemiştir; arkadaşı Ebû Ubeyd el-Herevî ve onlardan sonra gelen bir grup âlim de böyle demiştir. en-Nihâye şunu ekler: "Ancak bu büyüklükte olana humra denir" ve "ipliklerini hurma yaprakları örttüğü için humra adını almıştır." Hattâbî ise şöyle demiştir: "Namaz kılanın üzerine secde ettiği seccadedir."